Aylar: Nisan 2011

Hobi Grubu Karakalem Çalışmaları Adana

Adanadaki Çok Başarılı Altın Kızlar Belediye Sergisi

Thumbnail image

Ebru Kursları

SANATSAL FOTOĞRAFÇILIK

Sanatsal fotoğrafın malzemeleri, sanat fotoğrafı ilkeleri, sanatsal fotoğrafta vurgulanması gerekenler ve estetik öğeler, makro ve mikro fotoğraf, ön ve arka plan denetimi, sanatsal fotoğrafta ışık çözümlemeleri, dış mekân ve iç mekân, Sanat fotoğrafından beklenenler,

Sanat fotoğrafında vurgulanması gerekenler, stüdyo çekimleri ve modelli çalışmalar, mekân ve aydınlatma, Makine, araç-gereç ve insan ilişkiler, Doğanın, insan ilişkilerinin, bireylerin ve toplumun gözlenmesi, konu hakkında ön bilgi edinilmesi ve inceleme, fotoğrafçı olarak insanlara yaklaşmak, toplum içine girmek, sosyal ve psikolojik etkenlerin çözümlenmesini içerir.

 

Aynı zamanda öğrencilerin, profesyonel dijital kameraları ve görüntüleme tekniklerini bilgisayar üzerinde görüntü işleme, geliştirme ve değiştirme tekniklerini öğrenmeleri için uygulama çalışmalarını kapsar. Sayısal görüntülemenin yarattığı yeni açılımlar üzerine kuramsal ve uygulamalı çalışmaları içerisine alır.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et

Adanada Yetişkinlerle Ebru Kursları Adanada Yetişkinlerle Ebru Kursları Adanada Yetişkinlerle Ebru Kursları Adanada Yetişkinlerle Ebru Kursları Adanada Yetişkinlerle Ebru Kursları

Adanadaki Altın Kızlar Hobi Sanat Atölyesinde Belediye Sergileri

Thumbnail image

Hobi Kurslari

Öte yandan, kapitalizmin emperyalizm aşaması içine girmesiyle birlikte, kitle kültürü de uluslararası bir anlam kazanmıştır.

 

Başka bir deyişle, ulusal burjuva kültürlerin emperyalist kültürlere dönüşmesi sonucu, uluslararası ölçekte maddî üretime egemen olan gelişmiş ülkeler, aynı ölçekte manevî kültüre de egemen olmuşlar; başka ulusların kültürlerini baskı altında tuttukları kadar, gelişmelerini de önleyecek ve çarpıtacak biçimde, kitle kültürünü uygulamaya geçmişler; kendi maddî sömürülerini sürdürebilme amacıyla, maddî üretim biçimlerini kendilerine bağımlı kıldıkları ülkelerin kültürlerini, dayattıkları kitle kültürü içinde tutmaya çalışmışlardır.

 

Böylece, kitle kültürü, tekelci kapitalizmin uluslararası niteliğinden ötürü, hem belli bir ülke içinde, hem de bağımlı kılınan öbür ülkeler üzerinde uygulanabilme alanı bulmuştur.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et

Ebru Örneklerinde Farklılıklar Adana

Adanadaki Altın Kızlar Hobi Sanat Grubumuzun Belediye Sergisi

Thumbnail image

Hobi Kurslari

Bu kültür, gerçek kültürel değerlerin yerini ister istemez «sahte» kültürel değerlerle ikame etmekle kalmaz; ama kitlelerde yaratılan ideolojik boşluğu burjuvazinin dayattığı görüşlerle de ikame eder. Gündelik bilinç biçimi özellikleri ve düzeyinde aktarılan bu görüşler, hiç kuşkusuz, stotus gt/o’nun, yaşanan toplumsal çelişkisinin değişmezliğine, bu çelişkinin sonuçlarından ortaya çıkan genel görüntünün gerçek «insanlık durumu»ymuş gibi gösterilmesine dayanır. Buysa, aldatmacaları, yanılsamaları, ham hayalleri içeren, sahte, gerçeklik-dışı bir dünya görüşünün yaratılmasından; dolayısıyla, «kültürsüz» kitlelerin bu yönde yönlendirilmesinden başka bir şey değildir.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

okumaya devam et

İmgesel Balkonda Oturan Kadın Çalışması Adana

Adanadaki Altın Kızlar Büyük Şehir Belediye Sergisi

Thumbnail image

 

 

Anadolu Genel Bütün Kurslar Hakkında Kısa Bilgi Veriyor

İnsanoğlunun ilk atalarının ortaya çıktığı dönem günümüzden yaklaşık iki milyon yıl önce başlayan ve 10.000 yıl önce son bulmuş olduğu tahmin edilen Paleolitik Çağ olarak kabul edilmektedir. Bu dönemin ilk el aletlerinin üretimiyle insanlaşma sürecine girişi de temsil ettiği var sayılmaktadır. Ancak verilen bu tarihlerin dünya geneli için geçerli olduğunu, fakat yerel olarak değişmeye açık bulunduğunu da belirtmek gerekir.3 Orta Avrupa’da Üst Paleolitik dönemde kayıtlara geçen bazı pişmiş toprak örnekler bulunsa da Anadolu’da Paleolitik çağda pişmiş toprak ürünlere rastlanılmamaktadır.4 Neolitik çağ ile birlikte özellikle kilin pişirilmeye başlanması hem bu önemli malzemenin kullanım amaçlı olarak hayata girmesinde, hem de sanatsal bir malzemeye dönüşmesinde dönüm noktası olmuştur. Neolitik çağ ile başlayan, daha sonra yerleşik düzende devam eden seramik üretimi, günümüzde de gelişerek etkinliğini sürdürmektedir.

Pişmiş toprağın, ilk olarak depolama amacıyla kullanılan kapkacak ve küpler şeklinde günlük hayatın içine girdiği bilinmektedir. Dinsel törenlerde simgesel anlamlar taşıyan idoller; aydınlatmayı sağlayan kandiller; haberleşme ve belgeleme işlevi olan tabletler; tuğla, kiremit, suyolu ve künk gibi mimari elemanlar; takılar ve süs eşyaları, çanak çömlek, ocak gibi gündelik kullanım eşyaları; ölü küllerinin saklandığı kaplar ve lahitler seramiğin sayısız formlarından bazılarıdır.5 Seramik, kısa sürede günlük hayatın vazgeçilmezlerinden olan pekçok ürünü insan hayatına sokmuştur, malzemenin esnekliği ve şekillendirmedeki kolaylığı sayesinde inanış ve dini ihtiyaçları karşılayan nesnelerden, çocuk oyuncaklarına kadar geniş bir ürün yelpazesinin üretilmesine imkân sağlamıştır.

Seramiğin 8000 yıllık tarihine damgasını vuran bereketli Anadolu toprakları, asırlar boyunca çok çeşitli uygarlıklara kapılarını açmış, topraklarında farklı kültürleri konuk etmiş ve insanlık tarihinin en önemli dönüşümlerine tanık olmuştur. Maya uygarlığından 4000 yıl, tarih öncesi Mısır’dan 1000 yıl önce, toprakla ateş Anadolu’da Çatalhöyük’te buluşmuştur. Anadolu toprağı üzerinde, Neolitik çağdan Roma ve Bizans’a, Selçuklu ve Osmanlı’dan Modern Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarih yolculuğunun her adımında karşımıza yeni buluşlar, farklı formlar ve arayışlarla seramiğin izleri çıkmaktadır.6 Çanak-çömlek yapımının ilk kez nerede gerçekleştirildiğine dair kesin verilere ulaşamamakla birlikte Anadolu ve Yukarı Mezopotamya’da birçok yerleşmede gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, İ.Ö. 6000’lere tarihlenen örneklere rastlanmıştır. Bu anlamda Anadolu topraklarının seramiğin de anavatanı olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır. Neolitik çağ ile başlayan pişmiş toprak eşya üretimi, sadece günlük kap ve kullanım eşyası ile sınırlı kalmamıştır. Çamurun plastik özelliği karşısında büyülenen Anadolu insanı, kille şekillendirdiği ana tanrıça heykelciklerinde inancına dair simgeleri elle tutulur hale getirerek, sanatsal yaratım gücünü ele veren uğraşlara da girişmiştir. Konya-Çatalhöyük’te, Diyarbakır Çayönü Höyük’de ve Burdur Hacılar’da gün ışığına çıkarılan ana tanrıça idolleri, belki de çamurun insan eliyle aldığı en naif ve en güzel biçimlerdir.

Thumbnail imageÇukurova da Hat SanatıThumbnail imageÇukurova da Hat SanatıThumbnail imageÇukurova da Hat Sanatı

okumaya devam et

Anadolu Güzel Sanatlarda Sergi Açılışı Adana

Adanadaki Altın Kızlar Belediye Sergisi nerede yapıldı

Thumbnail image

 

 

Hobi Sanat Gruplarimiz

Oran, kompozisyonda yer alan varlıkların ve desenin elemanlarının kendi içinde, birbirleriyle ve bütünle olan ölçü ilişkisidir. Etkili ve dengeli bir kompozisyon kurabilmek oranların doğru tespit edilmesiyle ilişkilidir. Bu dengenin oluşturulması kompozisyondaki dinamizmi de artırmaktadır. Desen çalışmalarında oranların tespinde, varlıkların en ve boy olarak kapladığı alan ile form çevresindeki boşluklar arasında matemaksel ilişki kurulmaya çalışılır. Zihinsel olarak yapılan bu matemasel ölçülendirme içinde varlıkları doğru görmek gerekir.

 

Varlıklar farklı büyüklüğe sahiptir ve kompozisyonda yer aldıklarında bu ölçü farklılığının iki boyutlu yüzey üzerinde de belilmesi gerekir. Oranların belirlenmesi aynı zamanda resim yüzeyinin de planlanmasını sağlamaktadır.

 

Varlıkların bu planlama içinde yerlerinin ve birbirleriyle ilişkilerinin tespinde öncelikli olarak deseni çizilecek kompozisyonun boş ve dolu alanlarla birlikte genel bütünlüğünü kavramak gerekir. Bu bütünü, resim yüzeyine aktarmak ve resim alanını planlamak, varlıkların mekân içinde birbirleriyle ve kendi içlerinde oranlarının doğru tespine dayanır.

Desen çizerken varlıkların kendi içinde ve birbirleriyle oranları tespit edilirken düz-dik, yatay ve çapraz çizgiler kullanılır. Öncelikli olarak varlıkların en ve boy ölçüleri tespit edilir. Daha sonra çevresindeki boşlukların da biçiminden ve büyüklüğünden yararlanılarak diğer varlıklarla büyük-küçük ilişkisi kurulur. Bir sonraki aşamada ise her bir parçanın kendi içindeki oranları tespit edilir. 41 ve 42. görsellerde araştırma çizgileri kullanılarak varlıkların birbirleriyle ve kendi içinde ölçülendirilmesi görülmektedir.

 

Desen çalışmalarında oranlar tespit edilirken gözün bu ölçülendirmeyi kendiliğinden yapabilir duruma gelmesi amaçlanmalıdır. Bunun için oranların tespinde yalnızca araştırma çizgileri değil mekân içindeki diğer varlıkların kenar çizgileri, dik-yatay konumları, enleri, boyları ve aralarındaki boşluklar da kullanılmalıdır. Bu da çok desen çizmekle ve iyi gözlem yapmakla mümkündür.

Thumbnail imageÇukurovada Yağlı Boya Resim SergileriThumbnail imageÇukurovada Yağlı Boya Resim SergileriThumbnail imageÇukurovada Yağlı Boya Resim Sergileri

okumaya devam et